Üniversite mezunu Türklerin oturum iznine dair önemli bir ayrıntı

geschwindigkeitsüberschreitung
Berlin’de müsaade edilen hız limitini aştınız mı? Avukat yardımı almaya değer!
3 Şubat 2018
abfindung
İşten çıkarılanların tazminat hakkı için neden avukata ihtiyaç duyduğuna dair..
5 Şubat 2018

Avrupa Adalet Divanı, 21.01.2010 tarihli kararı ile, Almanya’ya eğitim amacıyla gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının haklarını güçlendirdi. Bilhassa da, aileleri ile birlikte Türkiye’ye dönen ve üniversite tahsili amacıyla Almanya’ya geri gelen Türk işçilerin çocukları bu hakkı bir dayanak olarak gösterebiliyorlar.
Öncelikle Almanya’daki üniversite öğrencilerinin oturum hakkına dair kısaca bilgi vermek isterim. Yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin Almanya’da üniversiteli olarak oturum (Studienaufenthalt) sahibi olması için oturum izni (Aufenthaltserlaubnis) alması gerekir. Üniversite öğrencileri ve üniversite tahsili başvurusunda bulunanlar, oturum iznini eğitim amaçlı olarak alabilirler.
Yabancılar Dairesi (Ausländerbehörde), oturum izninin verilmesine takdir yoluyla karar verir. Bunun için kanuni bir hak söz konusu değildir. Oturum izni temel olarak Almanya’ya gelmeden önce vize başvurusu ile alınır. Bu aşamada Almanya’daki üniversite tahsilinin nasıl finanse edileceği belgelenir. Bunun dışında üniversite tahsili için alınan kabul (Zulassung zum Studium), yüksenin öğrenim hazırlık sınıfı veya üniversitede verilen Almanca kursu da oturum izninin alınması için gerekli şartlar arasında yer alır.
ÜNİVERSİTEYİ BİTİRENLERE İŞ BULMAK İÇİN BİR YIL OTURUM İZNİ

yabancılar dairesi
Vizenin prensipteki geçerlilik süresi üç aydır. Almanya’ya girmek için alınan bu vize daha sonra ikamet edilen yere bakan Yabancılar Dairesi tarafından ‘üniversite tahsili için oturma izni’ne (Aufenthaltserlaubnis zum Studium) dönüştürülür. Üniversite eğitiminin henüz bitmediği ve azami tahsil süresi bariz bir şekilde aşılmadığı sürece bu iznin verilmesi ve uzatılması ise prensipte iki yıl içindir. Üniversite tahsili başarılı bir şekilde bitirildiği takdirde oturum izninin söz konusu mezuniyete uygun bir iş bulmak için bir yıllığına uzatılması mümkündür.
BİR YIL İÇİNDE İŞ BULAMAYAN TÜRKLER NE YAPACAK?
Ne var ki, çok sayıda akademisyen, üniversiteden başarıyla mezun olmasına rağmen, iş piyasasındaki durumun üniversite camiası açısından da kötü olması dolayısıyla, oturum izninin tehlikeye düşmesi problemi ile karşı karşıya kalırlar. Bu problemden mağdur olan çok sayıda üniversite mezunu Türk de vardır.
Ancak Avrupa Adalet Divanı, bir Türk öğrenci hakkında verdiği kararın emsal teşkil etmesi gibi bir durum da söz konusudur. Bu öğrenci 1971 yılında Almanya’da doğmuş, 1989 yılına kadar Almanya’da yaşamış ve o yıl anne-babası ile birlikte Türkiye’ye dönmüştü. Anne-baba, Almanya’ya çalışmak için gelen göçmen kesimin birer mensubuydu.
AVRUPA ADALET DİVANININ KARARI EMSAL TEŞKİL EDİYOR
Öğrenci, 1999 yılında üniversite tahsili için Almanya’ya geri dönmüş ve bu tahsilini de 2005 yılında tamamlamıştı. Bunun akabinde AET ile Türkiye arasında varılan anlaşma uyarınca oturum izni başvurusunda bulunmuştu. Ancak bu başvuru, anne-babanın hali hazırda işçi görünmemesi ve on yılı aşkın bir süredir Almanya’da ikamet etmemesi dolayısıyla davacının bu anlaşmaya dayanarak bir sonuca varamayacağı ileri sürülerek geri çevirilmişti.
Bunun üzerine Avrupa Adalet Divanı, AET-Türkiye anlaşmasının 1/80 nolu kararının yedinci maddesinin ikinci paragrafına atıfta bulunarak, Almanya’daki bir Türk çalışanın çocuğunun iş piyasasına dahil olmasına ve bunun için gerekli olan oturum iznine hak sahibi olmasına karar verdi. Buna şart olarak da çocuğun bir meslek eğitimini veya üniversite öğrenimini arkasında bırakmış olmasını ve anne veya babanın Almanya’da üç yıl çalışmış olmasını gösterdi. Kararda özellikle, anne-babanın şu an Almanya’da yaşayıp yaşamadığına veya çalışıp çalışmadığına bakılmadığı ifade edildi.

Fatih Karasu
Fatih Karasu
M. Fatih Karasu vertritt seine Mandanten als Fachanwalt für Strafrecht in allen allgemeinen Strafsachen. Ein zweites Rechtsgebiet, auf das der Rechtsanwalt Karasu sich spezialisiert hat, ist das Ausländerrecht. Dank seiner Vita hat er Kenntnisse aus dem islamischen und türkischen Recht. Durch seine fließende Sprachkenntnisse in Türkisch und Kurdisch ist er als Berater und Verteidiger ein starker Partner und verliert dadurch keine wichtigen Details, Besonderheiten und Sonderfälle aus den Augen.