İptal sözleşmesi ile çalışan da mutlu işveren de..

abfindung
İşten çıkarılanların tazminat hakkı için neden avukata ihtiyaç duyduğuna dair..
5 Şubat 2018
Unterhaltsrecht-Familienrecht
Grundlagen zur Berechnung des nachehelichen Unterhalts
25 Şubat 2018

İşveren açısından iptal sözleşmesi işten çıkarmaya alternatif teşkil eder. Bu sözleşme sayesinde işveren, çalışanıyla olan iş ilişkisini uzlaşma yoluyla ve herhangi bir sebep göstermeden, işten çıkarma müddetini dikkate almak zorunda kalmadan sonlandırır ve haksız yere işten çıkarmaya karşı dava (Kündigungsschutzklage) açılmasının da önünü keser. Ancak bunun için işverenin çalışanını bu yolun en iyi çözüm olduğuna ikna etmesi gerekir. Bu da demek oluyor ki, iptal sözleşmesi, çalışanın rızasının da olduğu şekilde karşılıklı olarak gerçekleşir.
İptal sözleşmesi (Aufhebungsvertrag) genellikle çalışanı memnun edecek bir tazminat şartını (Abfindungsklausel) içerir. Çalışan, iptal sözleşmesinin şartlarını aktif bir şekilde pazarlığa tabi tutabilir ve uzlaşma söz konusu olduğunda da imzalayabilir.
Bu alternatif, özellikle işveren açısından hızlı ve uygundur. Böylelikle işveren, herhangi bir üst ve alt sınırı olmayan bir miktardaki tazminatı belirleme şansını elde eder. Önemli olan tek konu, çalışanın işverenin sunduğu miktarı uygun bulmasıdır.
Çalışanın rızasını kazanmak çok kolay olmayabilir. Ancak net olan bir şey varsa, o da, haksız yere işten çıkarmaya karşı dava açılması durumunda işverenin sanık sandalyesinde oturacak ve keskin bir seziş kabiliyeti ve sapasağlam bir savunma gücü ile mücadele veren bir avukatın varlığında işten çıkarma hikayesinin haklılığını savunacak olmasıdır. Böyle bir durumda işverenin çok daha fazla tazminat ödemek zorunda kalması işten bile değildir.
İŞVERENİN TEKLİFİNİ BİR AVUKAT İLE İNCELEMEK ÖNEMLİ

abfindung
Haksız yere işten çıkarmaya karşı açılan ve epey yorucu olan davaları elbette bütün çalışanlar makul bir çaba olarak görmez. Özellikle dava sonrasında işe geri dönmeyi çalışan da istemiyorsa geriye tek hedef olarak tazminat kalır. Fakat bu tazminat iptal sözleşmesi üzerinden gerçekleşirse, daha önceden şartlar ve işverenin teklifi profesyonel bir iş hukuku avukatı ile gözden geçirilmelidir.
İptal sözleşmesine onay veren bir çalışan, işten çıkarılma durumunda elde ettiği koruma imkanlarından vazgeçmiş olur. Ancak çalışan, yetkin bir avukat söz konusu olduğu takdirde, işveren baskısı ve işten çıkarılma korkusu yaşamadan iyi bir sonuç elde edilebilir. İptal sözleşmesindeki standart tazminat miktarı da aylık brüt maaşın yarısı ile çalışılan yılların çarpımı ile elde edilir. Bunun yanı sıra ancak bir avukatın yardımı ile açıklığa kavuşabilecek veya iptal sözleşmesinin içeriği haline getirilebilecek önemli noktalar söz konusudur. Bunların arasında şunlar vardır:

  • Sözleşmenin bitirilmesinin sebebinin sözleşmeye eklenmesi,
  • İşsizlik parası için geçerli olan bekleme süresinin (Sperrzeit) engellenmesi,
  • İşin tamamen bırakılacağı gün (Auslauffrist) veya işten muafiyetin (Freistellung) belirlenmesi, yıllık izin haklarının (Urlaubsanspruch), yılbaşı ikramiyesinin (Weihnachtsgeldanspruch), fazla mesainin (Überstunden) ve yaşlılık tedbirinin (Altersvorsorge) açıklığa kavuşması,
  • Bonservisteki değerlendirmenin belirlenmesi,
  • Çalışanın buluş ve patentleri ile ilgili haklarının düzenlenmesi,
  • Sözleşmenin ihlalini engellemeye yönelik önlemlerin belirlenmesi,
  • İşe geri almak için gerekli olan şartların belirlenmesi ve daha birçok önemli konu.

Hatta çalışan, avukat masraflarının karşılanmasını dahi iptal sözleşmesinin bir şartı haline getirmek için mücadele edebilir ve böylelikle işvereni avukatın sözleşmeyi incelemesi ve belli bir noktaya taşımasından doğan masraflardan da sorumlu tutabilir.

ÖZGEÇMİŞTEKİ BİR İPTAL SÖZLEŞMESİ İŞTEN ÇIKARILMADAN DAHA İYİDİR

iptal sözleşmesi
İş hukuku avukatı, yazılı anlaşmadaki ciddi zarar kuralı (salvatorische Klausel), dengeleme hükmü (Ausgleichsklausel) veya sır saklama şartları (Verschwiegenheitsklausel) gibi şartların da iptal sözleşmesinde yer almasını sağlayarak işten çıkarma durumunda doğan koruma imkanlarını aratmayacak bir sonuç elde edebilir.
Şayet iş ilişkisinin haksız yere gerçekleşmiş olduğunu hukuki olarak ortaya koymak işverenin birincil amacı değilse böyle bir iptal sözleşmesi onun için de faydalı olur. Zira çalışanın özgeçmişinde iptal sözleşmesi ile işinden ayrıldığına dair bir ifadenin bulunması iş piyasasında fırsat eşitliği yaşaması açısından işinden çıkarıldığına dair bir ifadenin bulunmasından daha iyidir.
İşine son verilmesinden her çalışan memnun olmaz. Bu gibi çalışanlar için işten çıkarılmak gibi iptal sözleşmesi teklifi de hukuksuzdur. İşvereninin işe son verme talebini haksız bulanların iptal sözleşmesini imzalamama hakkı vardır. Hukukçular bu gibi durumlarda altı aydan fazla bir zamandır çalışanlara işverenin işten çıkarmasını beklemesini, bu gerçekleştiğinde dava açmasını ve ardından da işten çıkarmanın hukuksuz olduğunun mahkemece onanması için mücadele vermesi tavsiyesinde bulunur.
Bu bağlamda, haklarınızın kurallara uygun bir şekilde dikkate alınması ve korunması adına iş hukuku avukatı Orhan Şahin‘in vereceği yetkin hizmetten emin olabilirsiniz. Berlin’deki KOSU Rechtsanwälte avukatlık bürosunda hukuk hizmeti sunan Şahin’den Türkçe danışmanlık hizmeti almanız mümkündür.

Orhan Sahin
Orhan Sahin
Orhan Sahin vertritt seine Mandanten als Fachanwalt für Verkehrsrecht in allen verkehrsrechtlichen Angelegenheiten. Sahin hat sich auch als Rechtsanwalt auf das Arbeitsrecht spezialisiert und bietet in Berlin auf beiden Rechtsgebieten sofortige Experten-Hilfe. Durch seine fließende Sprachkenntnisse in Türkisch ist er als Berater und Verteidiger ein starker Partner und verliert dadurch keine wichtigen Details, Besonderheiten und Sonderfälle aus den Augen.